Bilmem Kaçıncı Saçmalayış'ım..




Herkesin bir zayıf karnı var;

Zayıflayanlar, bir deri bir kemik kalanlar, çok sigara içenler, yemek önündeyken ancak onu buz olup soğuduğunda tesadüfen fark edenler, evet onlar da var! Ne çok varız. Aslında ne kadar da fazlayız! Otobüslerde, otobanlarda, alış-veriş merkezlerinde, parklarda, okullarda, iş yerlerinde.. İşe yaradığımızı fark ettiğimizde büyüyen, kocaman olan egolarımız, popolarımız da var! Varız ama, varlığa tahammülümüz yok..!  
Göz önünde, birbirimizin gözünün içine dikip gözlerimizi, öldürmek istiyoruz sevdiğimiz, sevmediğimiz herkesi! En büyük benim, en büyüğüm ben, ben, yalnızca ben..! Hep olan bu.. 
"Ben'le" yola çıkan büyük insan modelleri.. Birini sevdiğimizde de kullanıyoruz o egoyu. Hüküm kurup, saltanat sürmeye başlayana dek kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez düsturuyla kendimizi kabullendirmeye çalışıyoruz, o dönem sürekli veriyoruz, hem de ne isterse; zaman, güzel sözler, para vesaire.Ve bunun içinde de sevgi var. Bunu söylüyor olabilmekten utanç duyduğumu bilmelisiniz sevgili dostlarım.. Sevmek bir nevi öldürmeye teşebbüs! Kendinden kurtulamayan, bir başkasını sevmemeli, hatta bir başkasıyla veya başkalarıyla aynı yerde de olmamalı..  
Her neyse boş verelim bunları da; beş taş oynar mısınız? Yanıtınız evet mi.. Peki gidin şimdi beş adet taş bulun.. Beş taş oynamak için, beş adet taş gerekli..

¡Compártelo!

0 yorum:

Yorum Gönder

Aramadan Bulunmaz

 

Hayatınızı bir renk ile ifade etmeniz istense.. ?

Konuklarım

Beyaz Kümülüs Copyright © 2011 | Tema diseñado por: compartidisimo | Con la tecnología de: Blogger